Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nitelikli

ÖLÜ ADAMIN GÜNLÜĞÜNDEN FRAGMANLAR

1. Aslında her ölüm karşısında biraz da kendi sonumuzu görürüz; ölen kişi bize ne kadar yakınsa, üzüntümüz de o derece artar, çünkü  o zaman da ölümün bizim bu kadar yakınımıza kadar gelmesi bizi rahatsız eder. Oysa hem o kişinin hem de kendimizin hiç ölmeyeceğini ya da ölmeyeceğimizi düşünürüz. Ölüm karşısındaki çaresizliğimiz ve ölürkenki yalnızlığımızı görmüş olmamızdır bizi asıl üzen şey... Ölen kişide işte bunu görürüz! Ama asıl üzücü olan şey, ölenin ardından ve ölüme rağmen bizim yaşamaya devam etmek zorunda oluşumuzdur. 
2. İnsan'ın yaşadığı bir varoluş problemi değildir aslında bu hayatta; bir 'yok oluş' problemidir. Çünkü 'insan' doğduğu andan itibaren 'yok olmaya' başlar bu 'oluş'ta.
3. Hiç mutlu bir şair gördün mü? Peki ya tasasız bir yazar? Acısız bir ressam, müzisyen ya da çılgınlığın eşiğine gelmemiş bir heykeltraş? Veya hatasız bir bilim adamı? Çünkü insanı insan yapan içindeki yaşama cesaretidir. Mutsuzluğu, acıları, tasaları ve hatala…

En Son Yayınlar

BİR ‘TAŞ FELSEFESİNE GİRİŞ’ İÇİN DENEME-II

PESSOA DERSLERİ

MICROMEGAS (MİKRO ÖYKÜLER)- II

Uygarlığın Elbisesi

KAPİTALİZMİN RAMAZAN BAYRAMLARI

'ÜTOPYA'NIN İMKANSIZLIĞI

BİR ‘TAŞ FELSEFESİNE GİRİŞ’ İÇİN DENEME